Hazır ofis kullanıcımız Oktosoft ‘tan Ayperi Özler sizler için yazmış. Keyifli okumalar.

2016 yılında, şirketimizi bir Residence’ın 5. katında kurmuştuk ve 1 sene boyunca orada hizmet verdik. Hiç kimsenin birbirini tanımadığı, zilini çalmadığı, asansörde zorla verilen selamlar haricinde sıfır iletişimle geçirdik zamanımızı. Bir gün ofise geldiğimizde bir el ilanı gördük, paylaşımlı ofis vs. yazıyor, ama tabi hem aklımızda hiç taşınmak yok. Hem de İstanbul’dan feyz alarak, pahalıdır falan diyerek broşürü direk çöpe atıyorum. Şimdi, bu davranışım için özür diliyorum Ayşem ve Seda 🙂

Sıkıcı zamanlardan sonra yaz geldi çattı ve biz hala sıkıcı residence dairemizde stopaj, temizlik, ofis ihtiyaç listeleri ve alışverişiyle boğuşurken, kendi aramızda “Acaba taşınsak mı?” cümleleri sarf etmeye başladık. İşin doğrusu, ilk etapta, amacımız daha küçük ve ucuz bir ofise geçip daha düşük kira ve stopaj masraflarını minimize etmekti. Sonra şöyle bir ufak göz attık ama bizim beğendiklerimiz yine aynı bedellerde, biraz düşük olanlar ise hem çok eski hem de aşırı bakımsızdı. Böyle olunca da biz yine -ta ki Ağustos ayında ben o ilanı görene kadar- kendi aramızda, sesli konuşmadan, “Kötü fikirmiş, oturalım oturduğumuz yerde” fikir birliğine varmıştık.

Hemen telefon ettim ve adını sonradan öğrendiğim Hicran Hanım ile konuştum. Neyse, biz daha gidip yeri görmeden Seda Hanım aradı. Daha telefondayken ben karar vermiştim bile, biz buraya taşınmalıydık.

Lafı çok uzatmadan; yüz yüze görüşmeye gittiğimizde inanılmaz sıcak bir karşılamayla Seda Hanım bize etrafı gezdirdi, sistemi anlattı. Şimdi ben buraya yazarken muhtemelen çok soyut, sıradan ve duygusuz geliyor anlattıklarım ama daha ilk görüşmede sanki yıllardır tanıdığım bir arkadaşımla konuşuyor gibi hissettim. İkinci görüşmede ise bu iki muhteşem Kadın Girişimcilerden Ayşem ile tanıştık. O da tıpkı ortağı gibi bizi daha içinde bulunmadığımız bir ortamın sahibiymiş gibi hissettirdi.

Ve Eylül ayının başında biz nihayet ofisimizi taşıdık. O günden bu yana baktığımda, bu kısa zamanda ne kadar çok şey kazandığıma kendim bile şaşırıyorum. Ve bunu sizlerle de paylaşmak istiyorum. Bir kere çok güzel bir sürü insan kazandım. Seçerek mi alıyorsunuz bilmiyorum, burası Eskişehir’in en iyi insanlarının toplandığı bir mekan sanki 🙂 Bilmediğim bir dünya, yeni bilgi ve tecrübeler edindim. Unit090 kesinlikle bize uğurlu geldi. Enerjisi güzel, kalbi iyilikle dolu bu kadar insan bir araya gelince evrenin de bizlere iyi davrandığını düşünüyorum.

Sözlü olarak hiç dile getirmemiş olabiliriz ama Unit090 ailesinin bir üyesi olmaktan kesinlikle gurur duyuyoruz. Ayşem D. Gökbayrak, Ayşe Seda Kürkçüoğlu, Hicran Çetin ve tabii ki sevgili Paşa’mız iyi ki varsınız, birlikte büyüyeceğimiz güzel günlere.

Ayperi Özler